3. Kültürümüzde Ramazan ve Oruç
 
 

Ülkemizde Ramazan bir yıl boyunca beklenen bir dost gibi karşılanır. Onun gelişinden duyulan mutluluk her yerde hissedilir. Ramazan, iki minare arasına asılan "Hoş geldin on bir ayın sultanı", "Hoş geldin Ramazan" gibi ışıklı yazılarla bir misafir gibi karşılanır. Bu ışıklı yazılara mahya adı verilir. Mahyalar, Müslümanlara Ramazan'ın gündüzünün de gecesinin de değerlendirilmesi gerektiğini hatırlatır. İlk Ramazan davuluyla sahura kalkmak çok farklı bir duygudur. On bir ay boyunca alışılan düzenin değişmesi ve gecenin bir yarısı ailenin sahur sofrasında toplanması sadece Ramazan'a özgü bir ayrıcalıktır.
Geçmişte iftar sofrası misafirlerine verilen değeri göstermek üzere diş kirası adıyla bir hediye verilirdi. Diş kirasıyla misafirlere "Siz bizim sevap kazanmamıza vesile oldunuz. Dişlerinizi yordunuz. Biz de size teşekkür olarak diş kirası vermek istiyoruz." demiş olurlardı. Bu gelenek kültürümüzde misafire ve Ramazana verilen değerin en güzel örneklerinden biridir.

       Oruç dinimizde çok önemli bir ibadettir. Oruç ibadetinin bireysel ve toplumsal birçok yararları vardır. Fakat biz, orucu bu faydaları için değil, Allah'ın hoşnutluğunu kazanmak için tutarız.
 
Orucun bireysel faydaları:
* Kişiyi Allah'ın rızasını kazanmaya yöneltir.
* Sevap kazandırır.
* Sabırlı olmayı öğretir.
* İnsandaki Allah sevgisini güçlendirir, imanımızı artırır.
* İnsanı kötülüklerden, kötü davranışlardan alıkoyar.
* Açların halini anlamamızı ve bu sayede ihtiyaç sahiplerine daha çok yardım etmemizi sağlar.
* Allah'ın verdiği nimetlerin değerini anlamamızı sağlar.
* İnsanı faydalı, yardımsever, merhametli, paylaşımcı olmaya yöneltir.
 
     Orucun toplumsal faydaları:
* Toplum içinde fakirlerin, kimsesizlerin, muhtaçların daha çok korunup gözetilmesini sağlar.
* Toplum içinde yardımlaşma, paylaşma, dayanışma duygularını güçlendirir.
* Ramazan'da verilen zekat, sadaka, fitre gibi ibadetler zengin ile fakir arasında sevgi, saygı ve yakınlık oluşmasını sağlar.
* İftar, teravih, mukabele gibi ibadetler sayesinde Müslümanlar birbirleriyle kaynaşır, yakınlaşır, dostluk ve sevgi bağları güçlenir.
 
Ramazan ayında 30 gün boyunca sabırla ve kararlılıkla oruç tutan Müslümanlar, ayın sonunda zorlukları başarmanın ve Allah'ın emrini yerine getirmenin mutluluğu ile bayram yaparlar.
     Ramazan Bayramı öncesi hazırlıklar başlar, evler temizlenir, yemekler, tatlılar hazırlanır. Bayramdan bir gün öncesi (arefe günü) mezarlıklar ziyaret edilir. Vefat eden yakınlarımız için dua edilir.
     Bayram sabahı erken kalkılıp sabah namazı kılınır, en yeni ve temiz elbiseler giyilip bayram namazına gidilir. Namaz sonrası herkes birbiriyle bayramlaşır, sonra da eş, dost ve akraba ziyaret edilip bayramlaşma yapılır. Kimsesizler, huzurevleri, yetim çocuklar ziyaret edilip sevindirilir.
 
 
Makale Görünüm Sayısı
131332

 

PHP Hits Count





11/04/2020

Yandex.Metrica